Attıkları imzayı savunamadılar!



İmzaladıkları bildiriyi savunamadılar
Ermenilerden özür dileyen aydınlarımız(!) altına imza attıkları bildiriyi savunamadı. İmzacılardan Prof. Dr. Doğu Ergil, Ermenilerden kesinlikle özür dilemediğini ileri sürerek, büyük çelişkiye düştü

Usta gazeteci Hulki Cevizoğlu’nun ART ekranlarında canlı olarak yayınlanan Ceviz Kabuğu’nda bu hafta “Ermenilerden Özür Diliyorum” kampanyasında imza atanlarla, onlara karşı bildiri yayınlayanlar karşı karşıya geldi. Programın stüdyo konukları, kampanya imzacısı Prof. Dr. Doğu Ergil, karşı bildiriye imza atan Emekli Büyükelçi ve araştırmacı yazan Bilal Şimşir ile Gazetemiz Yazarı, Niğde Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özcan Yeniçeri idi. Programda Bilal Şimşir ve Doğu Ergil arasında hararetli tartışmalar yaşandı. İzleyicilerin de olağanüstü ilgi gösterdiği Ceviz Kabuğu adeta telefon ve e-posta yağmuruna tutuldu. Cevizoğlu, binlerce e-posta ve yüzlerce telefonun geldiği ve yaklaşık altı buçuk saat süren programı ile yeni bir canlı yayın rekoruna imza attı.

Samimi bulunmadı
Özür diliyorum kampanyasına imza atan Prof. Dr. Doğu Ergil, böyle bir girişim içinde olma nedenlerini sıralarken bildiri metninin çok uzağında açıklamalarda bulundu. Olaya çok daha bütüncül baktığını savunan Prof. Dr. Ergil, imzaladığı bildiride öyle bir ifade yer almamasına karşın, bu bildiri ile devletine isyan edip binlerce Müslüman’ı katleden Ermenilerden kesinlikle özür dilemediğini ileri sürerek, büyük çelişkiye düştü. Doğu Ergil’in yaptığı açıklamalar imza kampanyası girişiminde somut bir biçimde yer almaması nedeniyle samimi bulunmadı. kampanyanın amacının, 1915’te yaşanan talihsiz olaylarda acı çekenlerden özür dilemek olduğunu söyledi.

Türklerden de özür diledi!
Prof. Dr. Ergil, “Geçmişin hesapları bugünün defterlerinde tutulamaz” dedi ancak çelişkili konuştu: “Bu bildiride soykırım kelimesi kesinlikle geçmiyor. Devletine isyan edip bir sürü Müslüman’a kıyan Ermenilerden kesinlikle özür dilemiyorum. Ermenistan’dan kesinlikle özür dilemiyorum. Sadece Ermenilerden değil, bütün acı çeken Müslüman Türkler’den de özür diliyorum. Onlarla empati kuramadığımız için özür diliyorum. Ermenilerin Müslümanlara yaptıklarını lanetliyorum. Özür Ermenistan’dan değil. Evet, bu olaylarda biz de acı çektik ama bu bizimkilerin yaptıklarını görmezden gelmemi, reddetmemi açıklamıyor.”



Amcasından Ergil’e: Damat Ferit!
Ceviz Kabuğu’nda, Emekli Büyükelçi Bilal Şimşir’in bilimsel ve tepkisel açıklamaları karşısında bunalan Prof. Ergil’in, “Türk’ün Türk’ten başka düşmanı yoktur” sözleri şaşkınlık yarattı. Prof. Ergil’in yarattığı şaşkınlık bununla da sınırlı kalmadı. Adının anlamını açıklarken kullandığı, “Babam Doğu adını koydu bana. Çünkü Turancı idi” sözleri de çok garipsendi. Hulki Cevizoğlu’nun “Babanızla gurur duymuyor musunuz?” sorusunun yanıtı ise duyulmadı!.. Programın bitimine bir saat kala, telefonla arayan Prof. Doğu Ergil’in eşinin amcası Hikmet Hanlıoğlu da, damatları Doğu Ergil’i Damat Ferit’e benzetti..


Bu “özürlü” kampanya 3. jöntürk hareketidir
Prof. Dr. Özcan Yeniçeri, “Özür kampanyası değil özürlü bir kampanya” dedi. Gazetemizin yazarı Prof. Dr. Yeniçeri, Ermenilerden özür girişiminin son derece gereksiz, yersiz ve Türkiye’ye husumet getirecek bir çalışma olduğunu belirtti. “Türkiye’de plastik aydınlar grubu oluştu. Bu bildiri sado-mazoşist yaklaşımdır” diyen Yeniçeri şöyle konuştu: “Bir özür dilenmesi gerekiyorsa bizim de burada özür dileme borcumuz var. Ermeni dalkavuklarından değil ama. Milletimizden, camilere doldurulup yakılanlardan, şehit edilen diplomatlarımızdan özür dilememiz gerekiyor. Bu tarafın felaketi yutkunarak geçiştiriliyor nedense... Bu soykırım iddiası bilimsel değil çünkü gerçeklere dayanmıyor. Doğru değil çünkü olayı tam olarak ortaya koyan ayrıntılar yok. Ermeniler açısından bir bakış bu... Bu bildirinin altında imzası olanlardan diasporanın emrinde olanlar var... Tarihi, jeopolitik ve inanç boyutları var bu işin. Bu nedenle basit bir olay masumane bir metin değil bu. Toprak koparmak isteyen ama bunu başaramayacağını da bilen Ermenilerin oyunu bu. Ben bu hareketi 3. Jöntürk hareketi olarak görüyorum.”


‘Büyük felaket’ sözü kamuflaj
Bu konudaki çok önemli araştırmalarıyla tanınan, çok sayıda kitabı bulunan Emekli Büyükelçi Bilal Şimşir, Ermenilerle yaşanan sorunların kapandığını belirtti ve, “1923’deki Lozan’dan 1964’e kadar bir Ermeni soykırımı sorunu yoktu. Sonra 4 kıtada diplomatlarımıza karşı sistemli suikastlar başladı” dedi. Atatürk’ün Nutuk’ta Sevr için ’Türk milletine büyük suikasttır’dediğini hatırlatan Bilal Şimşir, şunları söyledi:

Bunlar çağdaş 150’likler
“O tarihte tehcir tüm dünyada normal uygulama idi. Ermeniler 1. Dünya Savaşı’nda bizi arkamızdan vurdu. Osmanlılar savaş kurallarına göre kurşuna dizebilirdi, yapmadı, sürgün etti. Türkiye o savaşta 3 milyon insanını kaybetti. Bu insanların İmzaladığı metinde geçen ’büyük felaket’Ermenice ’soykırım’demektir. Demek ki bildiriyi Ermenilerle beraber hazırlamışlar. Bu bildiri bütün Türk milletini töhmet altında bırakıyor. Ermenilerin şu an yaptığı bir kamuflajdır. Büyük felaket sözünün Ermenice karşılığı eş anlamlı olarak ’soykırım’dır. 5 Temmuz 1995’te yayınladıkları bağımsızlık bildirgesinde ”soykırımı tanıtmak bizim temel ilkemizdir’diyorlar... Siz yaptıklarınızla buna çanak tutuyorsunuz. Birinci adım soykırımı tanıtmak, sonra tazminat ve toprak talebidir. Bu bildirinin amacı buna hizmettir. Türk milletini topluca suçlu gösteriyor. Ben bunlara çağdaş 150’likler diyorum Bu bildiriye imza atanlar tıpkı Atatürk dönemindeki 150’likler gibi sürgün edilmelidir. Bu bildiriyi yazanlar Türkiye’ye savaş açmıştır.“ Şimşir, sözlerini ”Ağacın kurdu içindedir“ cümlesiyle tamamladı.


Ceviz Kabuğu’nda ‘özür’ tartışıldı
Usta gazeteci Hulki Cevizoğlu’nun sunduğu Ceviz Kabuğu’nda bu hafta “Ermenilerden Özür Diliyorum” kampanyası tartışıldı. Programın stüdyo konukları, kampanya imzacısı Prof. Doğu Ergil, karşı bildiriye imza atan Emekli Büyükelçi Bilal Şimşir ile Gazetemiz Yazarı Prof. Dr. Özcan Yeniçeri idi.



Bingöl: Okumadan imzaladım
”Özür Diliyorum“ bildirisinde imzası bulunan sanatçı Yavuz Bingöl, bildiriyi ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras’ın eşi Zeynep ile telefonda yaptığı görüşme sonrasında onayladığını ancak Ermeni aydınlardan bu konuda bir karşılık gelmezse imzasını geri çekeceğini açıkladı. Canlı yayına telefonla bağlanan Yavuz Bingöl, Sarıkamışlı ve Alevi olduğunu belirterek kendisinin de bu olaylarda zarar gördüğünü söyledi. Dedesinin İstiklal Savaşı gazisi olmasına ve yakınlarının Ermeniler tarafından katledilmesine rağmen bu bildiriye imza attığını belirten Yavuz Bingöl, olaya duygusal boyutuyla baktığını ve karşı taraftan da aynı duyarlılığı beklediğinin altını çizdi. Bingöl, bildiriyi imzalama nedenlerini ve beklentilerini şöyle anlattı: ”Ben bu olaya tarihsel, jeopolitik ya da dini açıdan bakmıyorum. Benim bir sanatçı olarak gördüğüm duygusal boyutu var. Ben bu boyutuyla ilgileniyorum. Ama benim kendimce belli bir sürem var. Ermeni aydınlardan bildirimize karşılık ’biz de özür diliyoruz’ şeklinde bir bildiri bekliyorum. Haklı olmama rağmen attığım bu adıma böyle bir karşılık bekliyorum. Belli bir süre içinde bu adımıma karşılık bulamazsam imzamı geri de çekerim. Eğer samimilerse ’biz de sizden özür diliyoruz’ desinler...” Bingöl ayrıca, Hulki Cevizoğlu’nun sorusu üzerine Ermenilerin yaptığı katliamlardan özür dileyen bir bildiri yayınlansa onu da hemen imzalayacağını açıkladı.


Diasporanın emriyle yapmadık!
Ceviz Kabuğu’nun telefon konuğu İstanbul Barosu eski Başkanı Yücel Sayman, atılan imzaların Türkiye’yi yasal bir yaptırım içine sokmayacağını söyledi. Yaşananların bir insanlık suçu olduğunu düşündüğünü belirten Sayman, suçun tehcir kararı ile başladığını savundu. Yasal olarak o gün suçu işleyenlerin suçlu olduğunu belirten Sayman, ne Osmanlı’nın ne de Türkiye Cumhuriyeti’nin suçlu olmadığını söyledi. Karşılıklı düşmanlığın ortadan kaldırılmasının yolları olduğunu dile getiren Sayman bu yollar arasında Gül’ün Erivan’a gidişini ve imzaları gösterdi. Sayman atılan imzalarla Ermenilerin toprak talebinde bulunamayacağını savunarak, ”Biz hiçbir şey yapmasak da isterler istedikten sonra. Biz bunu Türkler ya da Türklük adına yapmadık. Ermeni diasporasının emriyle de yapmadık“ dedi.


300 bine ulaşınca aleyhimize kullanacaklar
İzleyicilerden Dr. Hasan Oktay, özür dileyenlerin sayısı 300 bine ulaştığında Ermeni diasporasının bu kampanyayı aleyhimize kullanacağını belirtti. Ermenilerin. her fırsatı soykırımı kabul ettirmek için kullandığını öne süren Oktay, Cumhurbaşkanı Gül’ün Erivan’a davetini de bu kapsamda değerlendirdi. Oktay, merhum Alpaslan Türkeş’in 1991 yılında konuya el attığını ömrü yetseydi Türkiye’nin bugün böyle bir sorunu kalmayacağını dile getirdi. Program öncesi Ceviz Kabuğu ekibinin aradığı pek çok imzacı aydının(!), “Tarih konusunda uzman değilim” diyerek programa katılamayacağını söylemesi de, kampanyanın niteliği hakkında kuşkular doğurdu.

Kaynak: Yeni Çağ



#16:56# 22.12.2008 tarihli, ÖzürBekliyorum adlı yazarın makalesidir.
Bu makale toplam 1898 kez okunmuştur.
Adınız:
Soyadınız:
Mesleğiniz:
Şehir:
E-Posta
Güvenlik Kodu
Kodu Giriniz
Sizde "Özür Bekliyorum" diyorsanız,
Sol kısımdaki form yardımıyla
İmzanızı atabilirsiniz